29 Eylül 2015 Salı

Disney Ve Çizgi Film Dünyasına Bakış

Minik bir farenin hikayesiyle başlayan,lisanslı ürünleri,sinema filmleri ve izlenme oranı 12 milyon kişiye ulaşan televizyon kanalıyla The Walt Disney Company'nin yenilikleri ve amaçladıkları hakkında bilgilendiğim bir toplantıdaydım geçtiğimiz haftalarda.Çocukluğumdan beri ailemizde tartışmasız kabul görmüş,sevgiyle andığımız ağzından çıkan her bir kelimeyi zihnimize özenle işlediğimiz sevgili Üstün Dökmen'in katılımıyla fazlasıyla keyif aldığım bir ortamdı.
Çizgi filmler ve çocuklar üzerindeki etkilerini uzmanlara bırakıp kendi fikirlerimi aktarmak istiyorum öncelikle.



''Çocuğuma kaç yaşından itibaren çizgi film izlettirmeliyim?'' 
Bu soru üzerinden gidelim.Ben bu sorunun cevabından çok sorunun tartışılması gerektiği kanısındayım.Size bu soruyu sorduran nedir? Çizgi film sizce nedir? Amaçladığı nedir? 
Bu öyle bir soru ki,''Çocuğumu ne zaman ek gıdaya geçirmeliyim?'', ''Ona ne tarz kitaplar okumalıyım?'',''Okula ne zaman başlamalı?'' vs gibi uzayıp giden sorulardan çok farklı.Öncelikle çizgi filmin amacı nedir? kendinizden yola çıkarak yanıtlayın bu soruyu.
Çocukluğumda tanıştığım enfes bir dünya benim için.Çoğumuzun hayatında başka bir yeri olan jenerasyona göre değişiklik gösteren çizgi filmler benim için ödevlerin bitmesi,dinlenme zamanı ve mutfaktan gelen kek kokusu eşliğinde huzur bulduğum anılarımın kahramanlarından biri.

Eğitici değil asla! Eğlendirici...
Şöyle bir birikimim yok mesela ''Bu çizgi film bana şöyle bir hayat görüşü kazandırmıştır...''
Konuya böyle bakıp biraz daha sakin kalmakta fayda var.Çizgi film üzerine şehir efsaneleri kol geziyor.İzlemek üzere seçtiğiniz çizgi filmlerin bunda fazlasıyla katkısı var.Öyle şeylere denk geliyorum ki bir çocuğun anlamasının imkanı olmayan,görsel olarak içi boş,siyasi içeriklere sahip ve tamamen beyin yıkamaya odaklı.Kimileri ise korkunç animasyonu,kulak tırmalayıcı seslendirmesi ile son derece itici.
Bade henüz bir çizgifilmi baştan sona kadar eğlenerek izleyebilecek yaşta değil.Ayrıca bu süreçte ekran karşısına geçip çizgi film izlemekten öte keyif alacağı pek çok şey mevcut onun için.Tahmin edersiniz ki yaşamının ilk üç senesi tamamen keşfe ve öğrenmeye odaklı.Birlikte koltuğa uzanıp izleyeceğimiz eğlenceli çizgi filmler olacak ve aynı anda kahkahalara boğulacağız,belki de ''Hiç komik değil anne! diye beni eleştirecek kim bilir...

Sevgili Üstün Dökmen diyor ki;
Külkedisi,Pamuk Prenses vs bu tarz masallar batının 1500 yıl önceki kültürü.Çoğunlukla içerik sadaka zihniyeti.Kötülüğe-iyilik,sonucu iyilik.İyiliğe kötülük-sonucu kötülük.Ne verirsen onu alırsın mantığı.
Çizgifilmler zararsızdır ancak yeterince yararlı değildir.Çocuklara mesaj verme yönteminin modası geçti.
Doğru iletişim;
Yüz yüze ilişki gerektirir.Aynı zamanda olduğu gibi kabullenmek yerine sorgulamak gerekir.Bütün bunlar televizyon ekranından sağlanmaz.Tüm ruhsal hastalıklar insanlar arası ortamlarda olur.Bunların tedaviside yine insanlar arası iletişimle olur.
İnsanlar her bir bilgiyi ayrı klasörler ve o klasörleri bir türlü birleştiremez.Bilgiyi birleştirmeye engel olan şeylerden biri ise ekrandır.
Disney'in amacı güzel.Ekip olmak öğretiliyor.Fakat ekip olmak izleyerek olmaz.Çocuk arkadaşlarıyla ekip&takım olur.Bunlar yaşayarak öğrenilir.
Masallarda,romanlarda ve filmlerde verilen ahlaki mesajlar reel değildir.Ahlak öğrenilmez,keşfedilir.
Çizgi filmler iyi niyetlidir ancak fazla eski dilliler...
Bir çizgi filmin sadece tercüme edilmesi yetmez aynı zamanda çok iyi adapte edilmesi gerekir.
Bizim ülkemizde bu zamana kadar sadece ''Susam Sokağı'' Türk kültürüne adapte edilmiş ve 8 psikolog üzerinde aylarca çalışmıştır.
Günümüzde yöntemler eskidir ve ezberci kültüre dayalıdır.''Cesur ve Kibar ol!'' 



Bence çocuğunun ruhsal ve zihinsel gelişimine önem veren ebeveynler,çocuklarına çizgi film izlerken eşlik etmeli ve izledikleri filmin eğlenerek kritiğini yapmalı! Gerektiği durumlarda da ondan önce izlemeli.
Bizim evimizde pazar günleri kahvaltı öncesi çizgi film izlenir.(Yaş 31-35) Çocukluğumuzdan beri değişmeyen gerçeğimizdir.Sürekli olarak çizgi film hakkında teknik bilgiler toplamaya çalışmak yerine eğlenmeyi deneyin derim! Ve tercihlerinize dikkat edin! Ajitasyondan,şiddetten ve çocuğa on beden büyük gelecek absürt diyaloglu filmlerden uzak durmanız yeterli! Bu anlamda kendini uzun yıllardır ispat etmiş ve gönlümüzde taht kurmuş filmlere imzasını atmış Disney gibi markalar varken bu çok zor değil!
Sevgiyle...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder