31 Aralık 2014 Çarşamba

Röportaj-Mr.Uky

 

2015'in ilk gününde,her bir parçası dönem kokan,nefis koleksiyonlar hazırlayan çok zevkli bir tasarımcı anneyle tanıştırmak istiyorum sizi.

"Ahhh hep kızlar için güzel şeyler tasarlıyorlar" düşüncesini sonlandıracağını düşündüğüm çok özel bir marka Mr Uky!

İnstagram profillerini takip etmenizi öneririm! Kullanıcı isimleri MRUKY #bugünnegiydirsem diye düşünen anneler için kombin detaylarıyla harika bir rehber!

Mr.Uky Tasarımcısı Zeynep Hanımla markayı,hedeflerini ve tasarım sürecini konuştuk.Keyifli okumalar!

 



Merhaba,bize biraz kendinden bahseder misin?

Merhabalar, ismim Zeynep Akpolat. Mr.Uky’nin annesiyim (Uky hem oğlumun baş harfleri hem de onun markasının adı)

Aslında ben Boğaziçi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Psikoloji çift anadal okudum. 15 sene özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalıştım. Ama çalışırken hep bir arayış içerisindeydim. Sanat, yaratım süreçlerinin bir şekilde içerisindeydim. Gene çalışırken Yeditepe Üniversitesi’nde Plastik Sanatlar alanında yüksek lisans yaptım ve içimdeki yaratıcılık aşkını resim üzerinden dışa vurmaya başladım.

2012 yılında oğlum doğduktan sonra işler biraz değişti. Annelik tahmin edebildiğimden çok daha yoğun ve zorlu bir süreç olarak çıktı karşıma. Hayatımının her alanını doldurmaya başladı. Tabi resim yapacak zaman falan da kalmadı bana. Ama içimdeki yaratıcılık devam ediyordu, bir şekilde ortaya çıkması gerekiyordu.



Oğlum Kaan 8,5 aylıkken yürümeye; ondan 10 gün sonra da koşmaya başladı… En büyük kabusum ona düğmeli pantolon giydirmek oluyordu. Ancak Kaan büyürken konfor, kalite ve farklılığı bir arada sunabilen ürünler bulmakta güçlük çekmeye başladım, aynı zamanda gördüm ki erkek çocuklar için farklı tasarımlar bulmak neredeyse imkansızdı. Ben de kendim dikmeye karar verdim. Önce Kaan, sonra yakın çevremiz için üretmeye başladım. Bu arada ben hayatımda bir-iki sökük, bir-iki de düğme haricinde birşey dikmemiştim.Zaman içerisindeKaan’ın markası Mr.Uky ortaya çıktı, ben de işimi bırakıp Mr.Uky’yi şirketleştirip, tamamen bu marka üzerinde yoğunlaşmaya başladım.





Tasarımlarını insanlarla buluşturma noktan&noktaların neler?

Marka aslında çok yeni. 2014 Nisan ayında ortaya çıktı. 2014 senesi içerisinde Bebek Şenliği gibi tasarımcıları kucaklayan bir takım etkinliklerde markamı tanıtmaya ve anneler ile buluşturmaya çalıştım. Şu anda bir ajans vasıtası ile 2015 ilkbahar yaz koleksiyonu için İstanbul’daki bazı butik ve mağazalar ile görüşmeler yapıyorum.

Web sayfam üzerinde de yoğun bir çalışmam var. Ocak ayı sonunda www.mruky.com adresinden bana direk ulaşabileceksiniz.

Sosyal medyada da aktif bir şekilde yer almaya çalışıyorum. Instagram hesabım Mr.Uky. Aynı zamanda Bugün Ne Giydirsem? adında bir facebook sayfam var. Kaan’a giydirdiklerimi, Mr.Uky olsun ya da olmasın, paylaşmaya ve diğer anneler ile fikir alışverişi yapmaya çalışıyorum.





Kumaşlarını neye göre seçiyorsun?

Mr.Uky en yüksek kalitede kumaşları, el işçiliği ve Retro tasarımlar ile birleştiren bir erkek çocuk markası. 1-5 yaş grubunu kapsıyor. Çok detaylı bir kumaş seçme sürecim var. Tüm tasarımlarda kendine has karakteri olan, nefes alan, sevilesi kumaşlar kullanılıyorum. Tarz olarak "takımlık kumaş" diye tabir edilen "büyük adam" kumaşlarını seviyorum. Ama onların da çok iyi kalitede, yumuşak, sağlıklı, çocukların giyebileceği ama aynı zamanda benim tasarımlarım ile uygun olanlarını bulmam gerekiyor. Her çocuk annesi için nasıl biricik ise, tasarımların da aynı özelliği yakalaması arzuluyorum. Aslında bu tam bir arayış; modanın üzerinde olmaya çalışıyorum. Kafamdaki mükemmelliğe ulaşabilmek için dünyanın dört bir yanından farklı kumaşlar getirtiyorum. Örneğin Hindistan’dan gelen kumaşlar el baskıcılığının nadide örneklerinden.

Aynı zamanda Mr.Uky’de rahatlık her zaman ön planda, hem annenin hem de çocuğun rahatlığı tabi ki. İçinde özgürce hareket edilebilen, giydirilmesi, çıkartılması kolay, sade tasarımlaryapmaya çalışıyorum. Örneğin bütün pantolonlarımın beli lastikli ama şıklıktan ödün vermemek için önünde düğmeleri ve pat dikişi var.





Koleksiyonu hazırlama sürecinden bahseder misin?


Her koleksiyonu özel bir konsept üzerinden hazırlıyorum. Örneğin 2015 ilkbahar yaz koleksiyonunun teması seyahat.İlhamım ise 1920ler kolonial İngiliz modasının sert ama rahat çizgileri. Pastel renkli, çizgili, desenli ketenler, kotonlar ön planda. 2016 sonbahar kış koleksiyonu ise 1970ler Studio 54 ve Mick Jagger’dan ilham alıyor. Bol paça pantolonlar, kocaman yakalı gömlekler, canlı renkli kadifeler, şal desenler, hatta kürk ceket bile var J

Çizim yapmıyorum ama çok detaylı bir araştırma sürecim oluyor. Çoğunlukla internet üzerinden dönem modasını, kumaşları ve modellerini inceliyorum. Koleksiyonda hangi parçalara yer vermek istediğime karar veriyorum. Sonra da üretim süreci başlıyor. Bu süreçte de en önemli olan kalıpları oturtmak, örneğin bir gömlek yakasını oturtmak 3-4 hafta alabilen bir çalışma. Sonra da diğer önemli aşama kumaşların seçimi geliyor.




Hiç tarzın olmayan sevmediğin çocuk kıyafeti, modeli nedir?

Aslında hiç tarzım olmayan belli bir çocuk kıyafeti yok. Bence önemli olan çocuğun o kıyafet içinde rahat edebilmesi, hareket edebilmesi. Mesela Kaan gibi sürekli hareket eden bir çocuğun üstünde düşük bel pantolon hiç olmuyor

Bir de kıyafet ve tarz seçerken onların çocuk olduklarını unutmamak, çocuksuluklarını yok etmemek gerektiğine inanıyorum. Mesela kız çocuklarında aşırı yapılı, kadınsı saçlar ve makyaj gibi süslemelerden hoşlanmıyorum.


Özel sipariş alıyor musun? Kafandaki stile hiç uymayan birşey sipariş gelse diker misin?

Özel sipariş alıyorum ama gene koleksiyon çerçevesinde. Farklı kumaşlar kullanmak isteyenler olabiliyor. Örneğin özel bir gece için özel bir kumaş ile hazırladığım kıyafetler olabiliyor. Koleksiyonun dışında bir şey dikmekten çok rahat edebileceğimi zannetmiyorum. Zaten kalıplar, kumaşlar tamamen o çerçevede hazırlandığı için iyi bir sonuç çıkacağından da şüphelerim olur.


Bütün bunların dışında vaktin nasıl geçiyor?

Bütün bunların dışında vakit pek kalmıyor aslında Kaan bu sene yuvaya başladı, yarım gün okula gidiyor. Tüm anneler gibi benim de vaktim onun etrafında şekilleniyor. Yuvaya götür, yuvadan al, yedir, uyut, oyna,vb. Arada da iş yap... Tabi durum bu kadar vahim değil. Eşim, annem bana bu süreçte çok yardımcı oluyorlar.


Son olarak 2015 yılında markanı nerede görmek istiyorsun?

2015 senesi içerisinde hedefim Türkiye dışına açılmak. Bu amaçla Şubat ayında Londra’da uluslararası bir fuara katılacağım. Aynı şekilde Temmuz ayında da Londra ve Paris’te katılmak istediğim fuarlar var.

Çok teşekkür ederim. 2015’in herekese mutluluk ve sağlık getirmesini dilerim.


Bu samimi röportaj için ben teşekkür ederim Zeynep.Yolunuz aydınlık olsun!

Ve 2015 şans getirsin!


Giydiranne'de yerli tasarımcılarla ve stil sahibi annelerle söyleşilerimiz devam edecek,takipte kalın!


Sevgiyle...


 

2 yorum:

  1. Badeninde vardi ispanyol paca bi pantolonla resmi instagramda onu siz mi dikmistiniz?sizin tasarimlarinizi da gormek isteriz bi yazıda..sevgiler..
    Fatma

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,evet ben dikmiştim.Çok teşekkürler şu an hazırlık sürecindeyim yakın zamanda tamamlanmış olacaktır umarım.
      Sevgiler

      Sil